17 Nisan 2014 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ABD ve AKP Rojavadan rahatsız
03 Ağustos 2013 Cumartesi 09:42

'ABD ve AKP Rojava'dan rahatsız'

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın başlattığı süreci ve Rojava'da çetecilerin Kürt halkına yönelik saldırılarını değerlendiren Adana'da ki STÖ ve siyasi parti temsilcileri, AKP hükümetinin süreç açısından olumlu sayılacak bir adım atmadığına işaret etti.

ADANA - AKP hükümeti PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın başlattığı "demokratik çözüm süreci"nde hiçbir somut adım atmazken, Öcalan'ın sağlık, güvenlik ve özgürlüğüne ilişkin talepler ise görmezden geliniyor. AKP hükümeti, Rojava'da çeteci grupların sivil halka yönelik gerçekleştirdiği katliama ilişkin ise sessizliğini koruyor. Devam eden "barış süreci" ve Rojava'da ki katliamı Adana'daki STÖ'ler ve siyasi parti temsilcileri değerlendirdi.

AKP hükümetinin PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın başlattığı "demokratik çözüm süreci"nde hiçbir somut adım atmadığını vurgulayan Özgürlükçü Gençlik Derneği (ÖGD) üyesi Uğur Büyüknisan, AKP'nin Kürt halkına, sol ve sosyalist çevrelere yönelik sindirme politikalarına devam ettiğini kaydetti. Hükümetin süreci yavaşlatarak seçimlere kadar götürmek istediğini söyleyen Büyüknisan, "En önemli meselelerden biride Kürt halkının yönetim biçimidir. Kürt halk önderinin yeni bir alternatif yönetim biçimini ortaya atması, bütün halklara yeni bir alternatif oldu. Tüm halklar bunu savunabilir ve demokratik, eşit, özgür bir şekilde kendini yönetebilir" dedi.

'ABD ve AKP Rojava'da ki durumdan rahatsız'

Öcalan'ın ve Kürt halkın devam eden "barış süreci"ne ilişkin elinde geleni yaptığını ve buna rağmen hükümetin somut bir adım atmadığını ifade eden Büyüknisan, "Türk sermayesinin ve devletinin en çok korktuğu olay Kürdistan'ın artık bir bölge olmasıdır. ABD ve AKP bunu olumsuz görüyorlar. Çünkü Kürt hareketinin bir bölgeye yayılması, ekonomisini geliştirmesi, artık Ortadoğu'da söz hakkı olması demektir" diye konuştu. Büyüknisan, El Nusra'ya dış güçlerden para aktığını ve katliam yapmalarının söylendiğini savundu. 

'AKP hükümeti bildiğini yapmaya devam ediyor'

AKP hükümetinin süreci hızlı işletmek yerine ayak sürümeye devam ettiğine işaret eden HDK Adana İl Yürütme Kurulu üyesi Güven Boğa ise, PKK tarafından birçok adım atılmasına rağmen hükümetin halen adım atmadığına işaret etti. Boğa, "Karakol yapımının hızla sürmesi, koruculuğun yeni kadrolarla takviye edilmesi, barajların birer güvenlik tedbiri olarak sürdürülmesi, sadece bölge halkını değil, tüm Türkiye halklarını kaygılandırmaktadır. Yine, müzakere, çözüm ve barış için büyük çaba gösteren, hükümetin süreci akamete uğratma girişimleri karşısında yeni kanallar açarak ısrarla sürecin işletilmesi çabası gösteren Kürt Halk Önderi Öcalan'ın bağımsız bir sağlık heyeti tarafından kontrolden geçirilme isteğinin hala karşılanmaması çözüm, eşitlik, özgürlük ve barış için çaba gösteren herkesi tedirgin etmektedir" diye konuştu. 

'Tüm dünya halklarının mücadelesi ile dayanışma içinde olacağız'

AKP hükümetinin birinci yılını dolduran "Rojava devrimi" karşısında hasmane tutumunu sürdürdüğünü belirten Boğa, Rojava halkının direnişi karşısında hükümetin gösterdiği tutumun kabul edilemez olduğun söyledi. Boğa konuşmasının devamında şunları kaydetti: "El Nusra ve çeteciler neden bugün Kürtlere saldırıyor? Batı Kürdistanlıların, ÖSO veya rejim güçlerinden birinin yanında yer alarak savaşa dahil olmaları bir yol olabilir miydi? Tabi ki hayır. Rojava halkının herhangi bir tarafa dahil olmadan kendi coğrafyaları üzerinde hakimiyet kurma konusunda yürüttükleri siyaset doğrudur. Kendilerini korumak için silahlı güç oluşturmaları da bir o kadar doğrudur. Her şeyden önce rejim güçleri ile ÖSO arasında yürütülmekte olan mücadele bir devrim mücadelesi değildir. Uluslararası güçlerin de dahil olduğu, talan ve vahşetin ön plana geçtiği bir yıkım savaşıdır bu. Rejim, iktidarını korumak için savaşa sarılırken, El Nusra ve ÖSO'ya bağlı silahlı guruplar da Türkiye gibi efendilerine hizmet için talan ve katliamlar yapıyor. Böylesi bir durumda taraf olmak, insanlık açısından sorumluluk gerektiren uygulamalara da ortak olmak demektir. Kürtlerin çok haklı ve meşru talepleri vardır. Mücadele biçimleri de insanlık ailesinin makul gördüğü sınırlar içinde devam etmektedir. Tüm bu gelişmeler, AKP'nin Kürt halkının on yıllarca verdiği mücadelesinden gerekli sonuçları çıkarmadığını gösteriyor. HDK olarak, AKP'nin baskı ve şiddetle bastırmak istediği her haklı ve demokratik mücadelenin içinde olacağımızı bir kez daha belirtiyoruz."

'AKP'nin olumlu adımlar atmasını bekliyoruz'

İHD Adana Şube Başkanı Şahin Kılıç, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın ve Kürtlerin sürece ilişkin adımları attığını ancak AKP hükümetinin buna cevap olacak herhangi bir olumlu adım atmadığını söyledi. Kılıç, "Tüm Türkiye demokratları ve halk AKP'nin atacağı adımları bekliyor. AKP bu adımları atmalı, çözüm sürecinin barışla neticelenmesi gerekiyor. Burada AKP bir kurnazlık içindedir ve attığı her adımda oy hesabı yapıyor. Böyle gider ise de çözüm süreci sekteye uğrayacaktır. Kürt halkının doğuştan var olan haklarını tekçi, retçi ve inkarcı sistem tarafından gasp edilen haklarının teslim edilmesini istiyoruz. Bunların en önemlisi anadilde eğitim hakkıdır. Bunun yanında Kürtlerin siyasi bir erke sahip olmasıdır. Daha sonra yüzde 10 barajının düşürülmesi gerekiyor ve buna benzer engellerin kaldırılması lazım" dedi. 

Kılıç, cezaevinde bulunan hasta tutsakları ile "KCK"li tutsakların serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. Rojava'da yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Kılıç, Kürt halkının kendi kaderini tayip etme hakkına saygı duyduklarını vurgulayarak, "AKP'nin şu andaki Rojava ile ilgili tavrı devam ederse barış sürecini sekteye uğratacaktır. Bizde insan hakları savunucuları olarak AKP'nin olumlu adımlar atmasını bekliyoruz" dedi.

'AKP hükümeti üzerine düşeni yapmalıdır'

1993 yılından beri PKK'nin defalarca tek taraflı ateşkesler yaptığını vurgulayan BDP PM üyesi İbrahim Yakut, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın demokratik çözüme ilişkin sürekli çaba içinde olduğunu söyledi. Yakut, sürecin başlaması ile birlikte ilk aşamada Kürtlerin üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini hatırlatarak, buna karşın AKP hükümetinin sürece denk düşen bir adım atmadığına işaret etti. Yakut, AKP hükümetinin şu anki durumun bir an önce düzeltmesi gerektiğinin altını çizerek, "Demokrasi paketlerini bir an önce hayata geçirmeli ve barış sürecini kalıcı hale getirebilmeli. Böyle bir barış zemin yakalanmışsa hiç şüphesiz başlatan Sayın Öcalan'a da daha ciddi bir yaklaşım olmasını bekliyoruz. Örneğin Sayın Öcalan'ın sağlık sorununa ilişkin yüzlerce sivil toplum örgütü, basın açıklamaları ve mitingler düzenlemiştir. Bağımsız bir sağlık ekibinin İmralı Adası'na gidip Sayın Öcalan'ın sağlığına yönelik sağlık taraması yapma talebinde bulunulmuştur. Fakat Adalet Bakanlığı bu sürecin mimarı olan bir kişiye daha samimi daha ciddi yaklaşması lazımken bunu yapmamıştır" dedi. 

'AKP desteğiyle Rojava'ya saldırı yapılıyor'

Adana'da BDP olarak Ceylanpınar'da yapılacak etkinliğe 6 Ağustos günü katılım sağlayacaklarını vurgulayan Yakut, Rojava'ya saldırıların AKP hükümetinin desteği ile yapıldığını söyledi. Yakut, konuşmasının devamında şunları kaydetti: "Şimdi Rojava'da Kürt halkı bir devrim süreci yaşıyor. Ortadoğu modeli yaratmanın alt yapısını güçlü bir şekilde hazırlıyor. Türkiye, El Nusra gibi çetelere Türkiye'den lojistik yaparak oradaki devrime saldırmalarını sağlıyor. Salih Muslim'in Türkiye'ye gelip görüşmeler yapması önemlidir. Bunun devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Yakut, konuşmasının devamında Rojava ile dayanışma çağrısı yaptı.

'Kürt demokratik siyaset kanallarını kullanmak istiyor'

BTS Adana Şubesi Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Yılmaz Elmascan, Türkiye'de yaşayan halkların artık ölmek veya öldürmek istemediğini söyleyerek, "Adına çözüm süreci denilen ki bana kalırsa hala karşılıklı diyalogdan öteye geçmemiş ve beklenen demokratikleşmeyi önüne koyamamış bir AKP iktidarı samimiyetsizliğini günbegün sürdürmektedir. Tabi uzun soluklu bu maratonda karşılıklı adımların atılması elzem. AKP iktidarı ne kadar çok ayak direrse diresin artık geri dönüşü olmayan bu yolda beklemek ancak ve ancak zaman ve güven kaybına neden olacaktır. AKP hala bu süreci kavramış, derinleştirmiş ve bir yol haritasını önüne koymadığından süreç sekteye uğrayabilir. Bana kalırsa ajandasında A planı B planı C planı gibi gündemi meşgul eden polemiklerle dolduran bir duruma indirgemektedir Diğer tarafta Kürtler bu süreçte ülkede olan biten her şeyi Türkiyeleşme katmanında değerlendirip demokratik siyaset kanallarını sonuna kadar kullanmak istiyorlar" dedi.

'Rojava'da katliamı sadece Rusya kınadı'

Suriye'de yaşanan son durumla beraber yine çoğu çocuk ve kadınlardan oluşan 50'ye yakın sivil insanın öldürülmesiyle savaşın en kirli yüzünün tekrar ortaya çıktığını söyleyen Elmascan, Rojava'da yapılan katliamı kınayan tek ülkenin Rusya olduğunu hatırlattı. Elmascan, "Dört taraftan gıda, ilaç, giyecek ambargosuyla ablukaya alınmış Rojava'da Kürtler, yaşadıkları bölgelerde var olmaya, Ortadoğu'nun kaderinden sıyrılıp yaşam bulmaya çalışıyor ve direniyorlar. El Kaide bağlantılı El-Nusra ve çeteler batılı ülkelerin desteğiyle AKP'nin lojistik sağlamasıyla Rojava'da katliamları camilerden 'Kürtlerin malı ve namusu helaldir' açıklamaları ile yapıyor. Bunlar kan donduran niteliktedir. Oysa sınırımızda bu vahşet yaşanırken Türkiye'den en ufak bir kınama mesajı yayınlanmaması hatta yaralanan sivillere kapı açmaması ortadadır. Eğer sessiz kalınmaya devam edilirse sivillere yönelik katliamların devam edeceği aşikardır. Bu sebeple Türkiye'nin Suriye'de Sünni çetelere verdiği desteği geri çekip Kürtlerin bir tehdit olmadığını görmesi gerekiyor. Suriye'de El Kaide bağlantılı silahlı çetelerin Kürtlere yönelik saldırıların son bulması ve uluslar arası kamuoyunun oluşması için herkesin sesini olabildiğince çıkarması ve buna dur demesi gerekiyor" dedi. 

'Ortadoğu bir barış ortamına ihtiyaç duyuyor'

AKP'nin sürece yaklaşımının Kürt hareketi kadar ciddi olmadığını söyleyen Haber-Sen Adana Şube Sekreteri Yusuf Kösele ise AKP'nin adım atmamasını eleştirdi. Kösele, devletin sürece ciddiyetle yaklaşmadığını vurgulayarak, "Ben istediğim zaman adım atarım" yaklaşımı ile sürece yaklaşmanın yanlış olduğuna işaret etti. Rojava'da yaşananlara da değinen Kösele, AKP'nin Ortadoğu politikalarından vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Kösele, "AKP hükümeti çetelere destek vermemeli Kürt halkına destek vermelidir' dedi. DİHA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER
RÖPORTAJ